(ANKARA) – İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Erhan Usta, fon krizine yönelik iktidarın tutumunu eleştirerek, “Skandallar değişiyor, rakamlar büyüyor, mağdurlar çoğalıyor ama iktidarın açıklaması hiç değişmiyor. Önce küçült, sonra ‘sınama’ de. Soru soranı suçla. Muhalefeti işaret et. En sonunda da ‘titizlikle araştırıyoruz’ de. Biz bu filmi çok izledik. Bu defa millet açıklama değil, cevap bekliyor. Kim yaptı? Kim korudu? Kim denetlemedi? Kim kazandı? Ve en önemlisi: Siyasi ayağında kimler var?” diye sordu.
İYİ Parti Kalkınma Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı ve Samsun Milletvekili Erhan Usta, sosyal medya hesabından fon krizine ilişkin açıklama yaptı.
“Skandallar değişiyor, senaryo değişmiyor” başlığıyla paylaşım yapan Usta, şunları kaydetti:
“Cumhurbaşkanı Erdoğan, Asrın Fon Vurgunu’nun 12. gününde nihayet konuştu. ‘Çok hızlı karar aldığı’ söylenen Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin, yüz binlerce yatırımcıyı ve yaklaşık 18 milyar dolarlık fon büyüklüğünü ilgilendiren böylesine büyük bir krize en üst düzeyde cevap vermesi 12 gün sürdü. Geç kalmalarını bir kenara bırakalım. Çünkü açıklamayı dinlediğimizde çok tanıdık bir iktidar kriz yönetimi senaryosuyla karşılaştık. Önce meseleyi küçült. Olayın ucu iktidara yakın isimlere dokunuyorsa mesele mutlaka ‘sınırlıdır’. Cumhurbaşkanı da öyle yaptı: ‘Yaşanan sorun, fon piyasasının sınırlı bir bölümünde meydana gelmiştir’. Sınırlı dedikleri mesele ise 131 fonu, 455 binden fazla yatırımcıyı ve yaklaşık 18 milyar doları ilgilendiriyor.
Sonra memleket bir saldırı veya ‘sınama’ altındaymış havası ver. ‘Türk sermaye piyasası bu sınamanın üstesinden rahatça gelecek kapasiteye sahiptir’. İyi de Sayın Cumhurbaşkanı, bu sınamayı bize kim yaşattı? Yabancı güçler mi? Yatırımcı mı? Muhalefet mi? Yoksa yıllardır denetlemekle yükümlü olan kurumlar mı? Soruyu cevaplamak yerine soruyu soranı suçla. ‘Hiç kimsenin ekonomimize zarar vermeye, yatırımcıları tedirgin etmeye hakkı yoktur’.
Yüz binlerce insanın parasının kilitlendiği bir dosyada soru sormak, yatırımcıyı tedirgin etmek değil, kamu adına hesap sormaktır. Ekonomiye zarar veren soru soranlar değil, hiçbir zaman da olmadı. Konu sıkışınca muhalefete dön. ‘Biz başkalarına benzemeyiz…’ Arkasından baklava kutuları, belediyeler, muhalefet… Oysa soru çok basit: Bu fonlarda ne oldu? Kim kazandı? Kim göz yumdu? Kim denetlemedi? Bunların cevabını bekliyoruz.
“TÜRKİYE BU CÜMLELERİ ÇOK DUYDU”
Son perde hep aynı: ‘Titizlikle inceliyoruz’, ‘Soruşturmalar yürütülüyor…’, ‘Suçlular hesap verecek…’, ‘Gerekli düzenlemeler yapılacak…’, ‘Bir daha yaşanmayacak…’ Türkiye bu cümleleri daha önce çok duydu. Mesela 2022’deki SPK iddialarında duydu. Dönemin SPK Başkanı Ali Fuat Taşkesenlioğlu, dönemin AK Parti Milletvekili Zehra Taşkesenlioğlu ve Ünsal Ban’ın isimlerinin geçtiği rüşvet ve sermaye piyasası iddiaları kamuoyunda günlerce tartışıldı, mesele Meclis tutanaklarına kadar girdi. İddiaların bir bölümü ilgili kişilerce reddedildi. Tutuklu yok, ceza yok, aydınlatılan değiştirilen bir şey yok. Belki o gün sermaye piyasalarındaki bu iddiaların üzerine sonuna kadar gidilseydi, denetim mekanizmaları gerçekten çalıştırılsaydı, bugün yüz binlerce insanın parasının kilitlendiği bu tabloyu konuşmuyor olacaktık.
“BU DEFA MİLLET AÇIKLAMA DEĞİL CEVAP BEKLİYOR”
Mesele tam olarak budur. Skandallar değişiyor. Rakamlar büyüyor. Mağdurlar çoğalıyor. Ama iktidarın açıklaması hiç değişmiyor: Önce küçült. Sonra ‘sınama’ de. Soru soranı suçla. Muhalefeti işaret et. En sonunda da ‘titizlikle araştırıyoruz’ de. Biz bu filmi çok izledik. Bu defa millet açıklama değil, cevap bekliyor. Kim yaptı? Kim korudu? Kim denetlemedi? Kim kazandı? Ve en önemlisi: Siyasi ayağında kimler var?”




